biliyorum; bu son kaydı okuduğunda, son kayıttan bu kayda kadar geçen zaman boyunca ne yaptığımı soracaksın. belki de ukalâca, "boş kalan bu kadar zaman için kendinizi affettirebilir misiniz?" diye ekleyeceksin. neyse, bunu zamanı gelince cevaplarım. muhtemelen geriye kalan ömrümün yarısında soracağın soruları cevaplıyor olacağımdan hareketle, - şimdilik - bu soruyu cevaplamama hakkımı kullanıyorum.
aslında - öyle ya da böyle seni de ilgilendiren - çok şey oldu bu zaman aralığında. fakat kural değişmedi; zamanı gelince öğreneceksin, sözüm söz.
örneğin; ilk fotoğraflarını çektik. tabii ultrason denen teknoloji sayesinde oldu bu.
bu konuya daha sonra ayrıntılı bi' şekilde değineceğim fakat bilmelisin ki ilk fotoğrafların yüzünü annenden aldığını gösteriyor. ve bence bu gayet iyi olmuş. zira benimki gibi gözlük kullanımına bağlı gelişen hafif kemerli bir burnun olmasını istemeyiz, yanılıyor muyum? elbette, burada kendimi sağlama alıp ultrasonun görmemize izin verdiği kadarını değerlendirebildiğimizi söylemeliyim. dedim ya kendimi sağlama almalıyım :) örneğin; henüz gözlerin ile ilgili olarak bir fikrimiz yok. annen benim gözlerime benzemelerini istiyor. bunun birkaç nedeni var. tabii burada gözlerimin ne kadar güzel olduklarını ve ne kadar çok kadın tarafından melül melül izlendiklerini anlatacak değilim.
sadede geleyim ve bu seferlik kısa keseyim;
güzel kızım, ultrason belki seni görmemize, gözlemlememize, tıpkı yukarıda bahsettiğim kadınların gözlerimi izlerken yaptıkları gibi melül melül ve sevgiyle izlememize olanak tanıyor ama bizim için senin ilk fotoğrafın şu aşağıda gördüğündür.
seni seviyoruz.
baban.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder