25 Haziran 2014 Çarşamba

başkalaşım

bu gece gebelik ile ilgili ilk aklıma gelen kelime bu oldu. sorma nedenini (yani ileride). biraz anlatayım kafamda bu kelimenin gebelik ile ilişkili olarak belirivermesini.

tam anlamı ile senin, annenin karnında her geçen saniye büyüyor olmanın, annenin genel tutum, hâl ve davranışları üzerindeki etkisinin adı bu.

öyle ki yıllardır tanıdığım anneni, özellikle bazı konularda tanıyamıyorum. en sonda söylemem gerekeni en başta söyleyeyim; bu işin güzelliği de biraz burada aslında.

örnek mi istiyorsun? bi' kere duyularında müthiş bir hassasiyet söz konusu. evde son bir ayda - yazıyla - dört farklı sabun kullandık. bi' de şöyle ifade edeyim; annen söz konusu sürede, evde kullandığımız sabunu üç kez değiştirdi. başlangıçta insanın kulağına çok masumane geliyor, değil mi? tabii bu son sabunu bulana kadar kaç kez alışverişe çıkıldığı, bu alışverişlerin her birinde toplam kaç sabun koklandığı ya da "hah! tamam işte bu sabunu kullanabiliriz" dedikten sonra o sabunun değiştirilmesi kararına kadar en fazla kaç gün geçtiği gibi ufak detayları atladığımızdan öyle geliyor sana.

bi' başka başkalaşım ise yemek ile ilişkili. sen annenin göbeğindeki yerine kurulmadan evvel, açıkçası yemek ile pek arası olmayan biriydi. sabahları kahvaltı etmek gibi bi' alışkanlığı yoktu. fakat güne filtre kahvesini  içmeden başlamazdı. ne olursa olsun; yaşadığımız günün dünyanın son günü olduğu bilgisine ulaşmış olsak dahi; o kahve içilecekti! fakat senin varlığın filtre kahveyi tahtından etti. birkaç hafta önce, henüz uyanmış ve pijamalarıyla mutfağa inmişti ki aramızda şöyle bi' diyalog geçti;

b -> baban
a -> annen

(yukarıdaki anne-baba sıralamasına gel! subliminal çalışıyorum)

b: hayatım, kahve yapıyorsan benim için de bi' kaşık koyar mısın?
a: sevgilim, canım kahve çekmiyor. hâttâ bi' iğrenme geldi bana. o yüzden yapmayacağım.
b: nasıl? kahveden mi iğreniyorsun?
a: evet, sanırım uzun bi' süre içmeyeceğim.
b: başımıza taş yağacak! (tabii bu cümleyi iç sesim kurdu)

sanırım bunun benim için ne kadar şaşırtıcı olduğunu söylememe gerek yok. açıkçası daha annenin karnındayken başardığın bu şey, yıllardır herhangi bir gün kahvesini içmeyivermesi yönünde telkinlerde bulunan fakat bu telkinlerinin hiç biri - sayıyla 0 - sonuç vermeyen eşi ve sevgilisi olarak,
gözümü korkutmadı değil. diğer taraftan gelecekte iyi bir takım olacağımızı düşünüyor ve şimdiden planlar yapıyorum.<burada iskeletor gülüşü var>

yine de daha annenin karnındayken ve orada olmanın imtiyazından da faydalanarak önümüzdeki yaklaşık altı ay içinde yapabileceğin birkaç değişiklik olabileceğini düşünüyorum. dediğim gibi; iyi bir takım olabiliriz. elbette bunun için (en azından önümüzdeki 1,5 sene için kullanacağımız) sağlam bir iletişim yolu bulmalıyız. bu aralar annenin karnına sıklıkla dokunarak sana mesaj göndermeye çalışıyorum. annen yalnız kendisini rahatlatmaya çabaladığımı sanıyor fakat ben seninle annenin karnından iletişim kurabilmemizi sağlayacak alfabeyi geliştiriyorum. tabii bu konuda senin de biraz çaba göstermen gerekiyor.

elbette bunlar işin şakası güzel çocuğum. kimseyi değiştirmeye çalışmamalı. birini, yalnız senin istediğin gibi biri olduğu için değil, aslında önce kendisi olduğu için sevdiğini hatırlamalı.

bu gecelik de bu kadar olsun. yaklaşık 12 sene sonraki üçlü (ya da kim bilir belki de dörtlü) filtre kahve keyiflerimizin hayaliyle, annenin karnında sağlıkla büyü.


- baban


not: 12 sene konusunda bi' söz vermiyorum. 15 de olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder